Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YALVARIŞ

Daha fazla, daha fazla, hep daha da fazlasını istiyordu insanlar. Bitmek tükenmek bilmeyen hırsları; umutları, gülümseyişleri, sevgiyi, ağaçları, çiçekleri güzel olan ne varsa hepsinin izlerini silip, ezip geçiyordu. Bu ne derece bir hırstı ki onları canavara dönüştürmüştü? Gözlerine güçlü gelen ne varsa onların olsun istiyorlardı. Açgözlülük vicdanın izlerini silmişti artık. Güçlü görüneni elde etmek için ne varsa yıkıp geçmek haktı onlar için.  18 Mart 1915. Bir yalvarış başladı o tarihte. İnsanın ayak izinin olduğu her toprakta olduğu gibi asırlardır süregelen bir çığlığın tekrarıydı bu. Analar 14-15 yaşlarındaki canlarını feda ediyordu bu haykırış için. Saçlarına kına yakıp, gözlerinden öperek uğurluyorlardı onları bu haykırışa. Lâkin savaşa gidecekmiş gibi değil, sonsuzluğa uğurluyorlardı onları. Onlara, "Siz savaşmaya değil, ölmeye gidiyorsunuz!" dediğinde Atam'ın artık büyümüş, hepsi güçlü birer kahraman asker olmuşlardı. Evet onlar ölmeye gidiyorlardı....